The Fool
sometimes we play the fool
Home    Info    Ask
About: sometimes we play the fool

moshita:

Embrace the Base

Andrea Hasler

(dahmersfishisnamedalbert gönderdi)

22 yaşındayım. Ortaöğretimimi İzmir’in en iyi liselerinden birinde tamamladım. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’ne 60. olarak girdim. Daha mezun olmadım. Ve bu sene sonunda mezun oluyorum.

~Aykut

22 yaşındayım. Ortaöğretimimi İzmir’in en iyi liselerinden birinde tamamladım. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne 27. olarak girdim, 78.88 ortalama ile mezun oldum. Şu anda avukatlık stajı yapmaktayım. Yaklaşık 9 yaşından beri İngilizce öğreniyorum şu anda ileri seviyede İngilizce bilgim var. Ayrıca orta seviyede Fransızca biliyorum. Kısa sürelerle de olsa beş farklı ülke görme şansım oldu. En büyük eğlencem ise KISIR YERKEN ESRA EROL İZLEMEK.

~Gülce

peppermintdegenerate:

 

(dahmersfishisnamedalbert gönderdi)

İnsepşın

Rüyamda bir rüya görmüşüm ve Aykut da aynı rüyayı görmüş. Ben de bu acayip durumu rüyamda Tumblr’a yazıyordum.

Vooiii voooiiii voooiii (bilimkurgu müziği)

Gavur memleketlerde kıçını gezdirip boş zamanlarında Ninja Törtıl testleri çözen Aykut, buraya gezisi hakkında tek kelime yazmamış. En kısa zamanda yazılmasını arz ederim.

- Gülce

(dahmersfishisnamedalbert gönderdi)

fer1972:

Illustrations by Lin Shih-Yung

(dahmersfishisnamedalbert gönderdi)

Evet okuyucuklar, size bu aralar oynayıp çok beğendiğim bir oyundan bahsetmek istiyorum. İsmi Papers, Please!

Oyunumuzda komunist sistemi benimsemiş bir ülkede sınır görevlisi olarak çalışıyoruz. Sınırdan geçiş yapmak isteyen insanların belgelerinin kanuna uygun olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bu sırada kontrol ettiğimiz kişi sayısına göre belirli bir ücret alıyoruz ancak hatalı belgeleri olan bir kişiyi geçirirsek de ceza kesiliyor. Bu dengeyi koruyarak bir yandan da ailemizi geçindirmemiz gerekiyor. Oyun başta kolay gibi gözükse de sürekli olarak kontrol protokolünün değişmesi oyunu karmaşık bir hale getiriyor.

Sınır görevlisi olarak verdiğimiz kararlar da oyunun senaryosunun gidişatını değiştiyor. Hatırladığım kadarıyla oyunda 20 civarı farklı bitiş var. Örneğin aranan bir katilin ve onu kovalayan bir adamın sınırdan geçip geçmemesine karar vermek, bir uyuşturucu satıcısının geçmesine göz yumup hasılatı onunla kırışmak ya da ülkedeki düzeni değiştirmek isteyen yasadışı bir grup ile işbirliği yapmak gibi… Tabi ki arada müfettişler tarafından performansınız da değerlendiriliyor ve onların da bazen yasal olmayan istekleri olabiliyor.

Oyun bir süre sonra zorlaşıyor, tek kişi oynamak özellikle zor çünkü kısa sürede birçok evrakın kontrol edilmesi gerekiyor. Evraklar çoğaldıkça da sadece göz ile kontrol yapmak zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca insanlar geçtikten sonra “Allah ceza yiyeceğim” korkusu da insanı baya strese sokuyor. Oyun konsept olarak basit olsa da baya heyecenlı ve gergin. Bir oynayın derim.

dahliafyodorovna:

John Bauer

dahliafyodorovna:

John Bauer

(Kaynak: see-you-hear-me)

(Kaynak: littlevontrapp, amilliljossogskugga gönderdi)

ŞOK ŞOK ŞOK !!!

Bence Aykut’un bize yapması gereken bir açıklama var. OOOOEEEEEOOOO ANLAYALIM YANEEEEEEE.

Elma

Hayat yarım bir elma belki de, elmanın diğer yarısı yok. Tüm yaptığımız o yarım elmayla nasıl yola devam edeceğimizi keşfetmek.

~Aykut

"The Elephant In The Room" theme by Becca Rucker. Powered by Tumblr. Install theme.